ALLAH KATINDA EN DEĞERLİ İNSAN


Kur’an’ı Kerim bu sorunun cevabını açık olarak vermektedir: Takva sahipleri.
…Muhakkak ki, Allah yanında en değerli olanınız, takvaca en ileri olanınızdır… (Hucurat 49/13)
…Allah, takva sahiplerini sever. (Ali İmran 3/76)
Hiç kuşkusuz ki Allah, takva sahipleri ve ihsanda bulunanlarla beraberdir. (Nahl 16/128)
Hac vakti bilinen aylardır… Hac seferinize yetecek miktarda yanınıza azığınızı (yiyeceğinizi-paranızı) alın. Elbette en hayırlı azık da takvadır. (Bakara 2/197)
Ey Ademoğulları! Size ayıp yerlerinizi örtecek örtü ve bir de süs elbisesi indirdik. Fakat takva elbisesi hepsinden hayırlıdır. (Araf 7/26)
Biliniz ki Allah’ın velilerine (dostlarına) korku yoktur, onlar üzülmeyecekler de. Onlar, iman edip takvaya sarılmış olanlardır. Dünya hayatında da ahirette de müjde vardır onlara.
Allah’ın kelimelerinde değişme olmaz. İşte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir. (Yunus 10/62-64)
Rab’binizden bir bağışlanmaya ve genişliği göklerle yer kadar olan cennete doğru yarışır gibi koşuşun. O takva sahipleri için hazırlanmıştır. (Ali İmran 3/133)
Takva; korunma, sakınma, korkma demektir. Yüce Yaratıcı’ya karşı sorumluluk duyarak, her türlü günahlardan kendini korumanın niyeti ve gayreti içine girmektir. Allah’ın rıza ve sevgisine kazanabilmek için O’na sığınarak emirlerine sımsıkı sarılmak, yasaklarından da korunmaktır. Takvada öncelikle, insanın Yaratıcı’sına karşı minnet ve şükran borcunu hissederek kul olduğunu sezme bilincine ermesidir.

İSLAMİYET'İN İLK ŞARTI : ALLAH’A İMAN ETMEK

İman, bizleri ve evrendeki bütün alemleri yaratan Yüce Allah'ın varlığını kalben hissedip kabul etme duygusudur. Başka bir ifadeyle iman, Yüce Yaratıcı'yı minnet ve şükran duygularıyla sevmektir. İnsanlara doğuştan verilen iman sırrına, akıl çizgisinin ötesinde ancak gönül ile ulaşılabilir. Hucurat 49/7: «…Allah,imanı size sevdirmiş ve onu gönüllerinizde süslemiştir…» Rab’bi tarafından yaratıldığı gerçeğini hissederek yaşayan kul, minnet ve şükran duyguları ile kalbindeki iman ışığını ateşler. Yüce Yaratanın da bu sevgi cereyanına cevap vermesi ile iman nimeti tasdik edilmiş olur. Yunus 10/100: «Allah’ın izni olmadıkça hiçbir nefsin iman etmesi mümkün değildir… » Kul; Rab’binin imanını onaylamasıyla , başarılı ve mutlu bir hayata başlamış olur.Tegabün 64/11: «…Kim Allah’a inanırsa , Allah onun kalbini doğruya ve güzele kılavuzlar…»

Daha evvel bir hiç iken Yüce Allah tarafından sevgi duyguları ile var edilen insan ; anne – baba sevgisi , insan sevgisi , eş sevgisi, çocuk sevgisi gibi duyguları yaşar . Ancak olgunluk devresindeyken lütuf ve ihsanla ulaştığı Allah sevgisi ise tüm sevgilerin en büyüğüdür . Bakara 2/165 : «…İman sahipleri , Allah’a sevgide çok şiddetlidirler …»

Yusuf 12/106 : « ( Ey Resulüm) Sen çok istesen de insanların çoğu iman etmez.» Nefislerindeki kötü sıfatların etkisinde kalan ve şeytana uyanlar , maalesef gönüllerindeki iman ışığını ateşleyemez ve bu sebeple de iman edemezler. Zuhruf 43 / 36 – 37 : « Kim Rahman’ın Zikrinden ( Kur’an’dan) yüz çevirirse , ona şeytanı musallat ederiz. Artık şeytan onun yakın dostu olur . Şüphe yok ki şeytanlar onları yoldan çıkardıkları halde , kendilerinin doğru yolda olduklarını zannederler .» Dünyadaki imtihanını kaybederek , yaşamları boyunca yanlış işler yapmaktan ve mutsuz bir hayat sürmekten kurtulamazlar . Bakara 2 /264 : «… Allah , iman etmeyen bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz .»

Yüce Yaratan , ilahi yasalarına kalben iman etmiş kullarının bazı özelliklerini şöyle açıklıyor: Enfal 8 / 2 : « İnanmış olanlar o kişilerdir ki , Allah anıldığında yürekleri ürperip titrer ve onlara Allah’ın ayetleri okunduğunda , bu onların imanlarını arttırır ve onlar yalnız Rab’lerine güvenip dayanırlar . »

Kur’an içtenlikle iman etmemiş toplumları da Hucurat 49/14-15 ayeti ile uyarmaktadır. «Bedeviler ‘iman ettik’ dediler. De ki Siz iman etmediniz ! Ancak ‘Müslüman (teslim)’ olduk deyin. İman sizin kalplerinize girmemiştir. Eğer Allah’a ve Resul’üne uyarsanız, Allah yapıp ettiklerinizden hiçbir şey eksik etmez. Çünkü Allah tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet sahibidir… Gerçek müminler sadece Allah’a ve Resul’üne iman ederler; sonra da hiçbir kuşkuya düşmezler ve mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda didinirler. İşte bunlardır özü sözü birbirine uyanlar.»


TAKVA SAHİBİNİN ÖZELLİKLERİ

... Kişinin gerçek erginliği (olgunluğu) Allah’a, ahiret gününe, meleklere, ilahi kitaplara, peygamberlere inanması; malı (ona sevgi duymasına rağmen) yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, özgürlüğü ellerinden alınanlara seve seve vermesi, namazı (duayı) yerine getirmesi, zekatı ödemesidir. Onlar söz verdikleri zaman sözlerinde dururlar, şiddetli zorluk ve darlıklara karşı sabırlıdırlar. İşte bunlardır özüyle sözü bir olanlar. İşte bunlardır TAKVA sahipleri. (Bakara 2/177)

Yüce Allah kullarından; nefislerindeki kötü sıfatlar olan şirk (Allah’a ortak koşma), zulüm, küfür, yalancılık, şehvetprestlik, nefs arzusunu tanrı edinme, alaycılık, dedikoduculuk, kibir, kıskançlık v.s. den kurtularak takva sıfatlarını kazanmalarını buyurmaktadır. Zümer 39/61: «Allah takva sahiplerini kendi başarıları (iman ve ibadetleri) sebebiyle kurtuluşa erdirir. » Böylece kul; takva özelliklerine kavuşma oranında, nefsinin kötü sıfatlarını disipline ederek onlardan kurtulmaya başlar. Kötü nitelikler, Yüce Allah’ın istediği ilahi özelliklere bürünmeden nefsi asla bırakmaz. İlahi sıfatlar kazanıldıkça kötü sıfatlar kulu bir bir terk eder. Zaten oluşun pozitif kuvvetleri olan takva sıfatları ile negatifin temsilcisi nefsin kötü nitelikleri, yaratılış kanunu gereği bir arada bağdaşamaz. Üstün gelen kuvvetler diğerlerini yok eder.

Her Müslüman takvanın niteliklerini mutlaka bilmeli, bunları ceht ve gayretle uygulamalı, diğer bir deyişle takva yaşamını kendisine temel prensip edinmeli, eğer tam uygulayamıyorsa: [ Gücünüzün yettiği ölçüde takvada bulunun… (Tegabün 64/16) ] Ayetinin belirttiği gibi Yüce Allah’ın rahmetine sığınmalıdır. Takvanın temelinde; “Hakkı sevmek, halkı sevmekle olur” ilkesi yer alır. Allah katında yücelme, ancak Yaratıcı Kudret’in tecellisi ve görüntüsü olan insanlara hizmetle mümkündür.

Kur’an’ı Kerim de yaklaşık on temel ilahi sıfat emri bulunduğu gözlemlenmiştir: 1)İnfak, 2) Namaz, 3) Zekat, 4) Af Edici ve Dileyici Olma, 5) Sabır, 6) Oruç, 7) Muhsin Olma, 8)Ahde Vefa, 9) Dürüstlük, 10) İlim


TAKVA'DA ON TEMEL İBADET