KURAN'DA KADIN - ERKEK EŞİTLİĞİ


Kadın ve erkek bir bütünün (nefsin) çiftleştirerek yaratılmış iki parçasıdır. Bu bakımdan insanlık hak ve değerleri açısından birbirlerine eşittirler. Yüce Yaratıcı'larına karşı kul olmanın bütün sorumluluklarını (sevap ve günahları) ayni yükümlülükle paylaşırlar. İnsanlar doğuştan Cenâb-ı Allah'a değer olarak ayni mesafededir. Ancak yaptığı işler neticesinde değeri artar veya eksilir. Allah katında kadın veya erkek olsun en değerli insan, hangi cinsten olursa olsun ancak takva sıfatlarına sahip olandır. Ne kadın erkeğin hakimiyeti için yaratılmış ve ne de erkek kadının hakimiyeti için var edilmiştir. Onlar, sosyal hayatta birbirlerini tamamlamak için görevlendirilmişlerdir. Her iki cinsinde, yaratılıştan kaynaklanan farklılıkları ve üstünlükleri vardır. Bu farklılıklar, hukuk açısından birinin diğerine hükmetmesi demek değildir.
Kadın; eski devirlerde çok dışlanmış, Tevrat ve İncil'in indirildiği zamanlarda da durumu değişmemişti. İlk defa olarak yaratılışı gereği layık olduğu konumunu ancak Kur'an'ı Kerim ile kazandı.

           

İSRAİLOĞULLARI’NDA KADIN

 

Kitap (Tevrat) sahibi İsrailoğullarında kadın çok ezilmişti. Erkek istediği kadar kadınla evlenir, birçok cariyelere de sahip olunurdu.

(Hz. İsrail, diğer ismiyle Hz. Yakup) o gece iki karısını, iki cariyesini, onbir oğlunu yanına alıp Yakbuk Irmağı’nın sığ yerinden karşıya geçti. (Tevrat, Yaratılış 32/22)

(Hz. İshak’ın iki oğlundan biri olan) Esav karılarını, oğullarını, kızlarını, hayvanlarının hepsini… alıp Yakup’tan ayrıldı… (Tevrat, Yaratılış 36/6)

Erkek beğenmediği veya istemediği kadını tek taraflı boşar ve evinden dışarı atardı. Tevrat, yasanın tekrarı 24/1 : «Eğer bir adam evlendiği kadında yakışıksız bir şey bulur, bundan ötürü ondan hoşlanmaz “Boşanma Belgesi         ” yazıp ona verir ve onu evinden kovar…»

 

HIRİSTİYANLIK’DA KADIN

 

İncil bağımlısı Hıristiyanlıkta da tam bir erkek egemenliği hakimdi ve kadına ikinci sınıf insan muamelesi yapılıyordu.

Kadınlar toplantılarda sessiz kalsın. Konuşmalarına izin yoktur. Kutsal Yasa’nın belirttiği gibi uysal olsunlar. (İncil, 1 Korintliler 14/34)

Kadın sükûnet ve tam uysallık içinde öğrensin. Kadının öğretmesine, erkeğe egemen olmasına izin vermiyorum. (İncil, 1 Timateos 2/11)

Erkek kadın için değil, kadın erkek için yaratıldı. (İncil, 1 Korintliler 11/9)

Hz. İsa ve Havariler zamanında da birçok kadınla evlilik adet halindeydi. Çok evlilikten tek evliliğe geçilmesi için hiçbir yasa yoktu. Hz. İsa’nın elçisi olduğunu iddia eden Pavlus, sadece “gözetmen ve görevlilerin” topluma faydalı olabilmeleri için tek evliliği önermişti.İncil, 1 Temoteos 3/12 : «…Gözetmen…görevliler tek karılı, çocuklarını ve evlerini iyi yöneten kişiler olsun…»

 

 

KADIN İLK DEFA GERÇEK HAKLARINI KUR'AN'I KERİM İLE KAZANIYOR

 

İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdır… (Tevbe 9/71)
...Kadınlarınız sizin için birer elbise, siz de erkekleriniz için birer elbisesiniz. (Bakara 2/187)

Kuvvetin egemen olduğu eski devirlerde kadın; ikinci sınıf insan olarak kalmış, Tevrat ve İncil'in indirildiği zamanlarda da durumu değişmemişti. Kadın ilk defa olarak yaratılışı gereği bir insan olarak erkek ile ayni olan haklarını, Kur'an'ı Kerim ile aldı. Yukarıdaki ayetler açık olarak kadın-erkek eşitliğini vurgulamaktadır. Kadın ile erkek; dost olarak her alanda yan yana birbirlerine yardım ve arkadaşlık edecekler, yaşamları boyunca toplumlarında ayni haklara sahip oldukları gibi sorumluluk ve görevleri de birlikte paylaşacaklardır. Kadın ile erkeğin değer eşitliği elbise benzetmesinde de açıkça belirtilmiş, giysiler nasıl insanları koruyarak sıcak tutuyorsa, eşler de birbirlerine karşı elbise gibi koruyucu, sıcak ve çekicidir.

KUR'AN'A GÖRE KADIN İLE ERKEĞİN EN DEĞERLİSİ



Ey İnsanlar! Biz sizi, bir erkek ile bir dişiden yarattık... Hiç şüphesiz Allah katında en değerliniz TAKVAca en ileri olanınızdır. (Hucurat 49/13)
...Allah, TAKVA sahiplerini sever. (Ali İmran 3/76)

Takva; korunma, sakınma, korkma demektir. Yüce Yaratıcı'ya sığınıp teslim olarak her türlü günahlardan korunmanın gayreti içine girmektir. Kur'ân, bu ayet ile bir yaratılış yasasının değer ölçüsünü açıklıyor: Erkek olsun kadın olsun insanın cins, mevki, sınıf, zenginlik, ırk, iklim, bölge farkından kaynaklanan üstünlükleri tamamiyle siliyor. Cenâb-ı Allah, onların yerine mutlak değer ölçüsü olarak, insanın iman ederek ilâhî özellikler olan takva sıfatlarına sahip olmasını esas alıyor, ister kadın olsun isterse de erkek. İnsanlar, Yüce Yaratıcı'larına karşı doğuştan kıymet olarak ayni uzaklıktadır. Yalnızca kendi niyet, gayret ve çalışmaların ürünü üstünlükleri ile değeri artar veya eksilir. Zümer 39/61 :« Takva sahiplerini Allah, kendi başarıları (iman ve ibadeti) sebebiyle kurtuluşa çıkarır... » Şu halde erkek veya kadın; hangisi takva sıfatlarına daha çok sahipse, Allah katında o daha değerli ve üstün olur. (Bkz. Bu Kitap-Allah Katında En Değerli İnsan)


ÇOK EVLİLİK