İNCİL'DE
SORULAR - CEVAPLAR

Carlos Madrigal'in Cevabı


Mesut Kaynak
Kimden               :      "Carlos Madrigal" camamir@gmail.com
Kime                   :      mesutkaynak@superonline.com
Gönderme Tarihi:      14 Ocak 2010 Perşembe 13:17
Konu                   :      teşekkür

Sn. Mesut Kaynak beyefendiye cevap:

Daha önce size yanıt veremediğim için özür dilerim ama postanızın adresime ulaştığı Yıl Başı günlerinin civarında yurtdışında bulunuyordum, geçen haftalar da oğlumuzu evlendirdiğimizden oturup bir şeyler yazmak için fazla imkan bulamadım. Öncelikle nazik yazınızdan ötürü teşekkür etmek ister, çalışmalarınızdan ötürü sizi kutlarım.

Gönderdiğiniz postanın zarfında adres biraz silindiğinden tam olarak seçilemiyor ve bu yüzden size e-mail adresinizden ulaşmaya çalışıyorum, umarım bu satırlar elinize geçecektir. Tam adresi tekrar göndermek lütfünde bulunursanız, o zaman kabul ederseniz, sizin de ele aldığınız konularla ilintili olan, yeni çıkan kitabımın bir nüshasını size göndermekten onur duyacağım.

Bana gönderdiğiniz çalışmayı biraz inceledim ve evvela şunu söyleyeyim: tarafsız olmak için gösterdiğiniz çabadan ötürü sizi kutlarım. Bununla beraber, izin verirseniz, faydalandığınız kaynaklarda geçen kimi yanlış veya eksik bilgiler konusunda kısaca bazı açıklamalar size bu yazımla takdim edeyim. Kitabımda bu konularda geniş kaynaklar bulabilirsiniz ama ben yine de bunları size şu 7 başlık altında özetlemeyi uygun gördüm:

   1) 4 İncil baştan beri tebliğ edilen asıl ve tek İncil mi?
   2) Hz. İsa'nın tanrısallığı Pavlus'un icadı mıdır?
   3) Yakup Mesih'in ilahi kimliğinden habersiz miydi?
   4) Matta 28:19-20'de yer alan sözler 1.yy.ın sonrasına mı ait?
   5) Hz. İsa'yı tanrılaştıran Yuhanna İncili midir?
   6) 'Q' adını alan belgeye göre Hz. İsa Tanrı mıdır?
   7) Markos İncili'ne göre Mesih İsa Tanrı mıdır?

Ekteki attachman'da yazıyı bulabilirsiniz.

Gerçeğin arayışınızda size ışık tutması ve yüreğinize esenlik vermesi dileğiyle, saygılarımı ve sevgilerimi sunarım.

Carlos Madrigal
Ruhani Lideri
İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı

---

Carlos & Rosa Mari
camamir@gmail.com
romaorma@hotmail.com


1. 4 İncil baştan beri tebliğ edilen asıl ve tek İncil mi?

Öncelikle biz Hıristiyanlar “İncil”den söz ederken, Hıristiyanların okuduğu Kutsal Kitabı'ndan değil onun içindeki bölümlerinden söz ettiğimizin altını çizeyim. Sizin de bildiğiniz gibi Hıristiyan inancına ait Kutsal Yazısı'nın tümüne “Yeni Ahit”, onun ilk 4 bölümüne de “4 İncil” diyoruz. Dolayısıyla Matta, Markos, Luka ve Yuhanna; Kurân'ın Fatiha, Bakara, Ali İmran, Nisa, vb. sureleri gibidirler. Sureleri ayrı ayrı Kurân'lar olarak değerlendirmediğimiz gibi, İncilleri de ayrı ayrı “Yeni Ahitler” olarak değerlendiremeyiz.

Bu yüzden ben Matta, Markos, Luka ve Yuhanna'dan söz ederken “Müjde” kelimesini tercih ederim ki, “müjde” 'İncil'in Türkçe karşılığıdır. Buna göre, toplumda “4 İncil” olarak bilinen bölümlerin herhangi birinden söz etmek için bu noktadan itibaren “İncil'in Matta Müjdesi” veya sırf “Matta Müjdesi” gibi başlıklar kullanacağım.

Diğer taraftan İncil'in 4 Müjdesi mevcut olan birçok Müjde-İncil arasında seçilmedi. Genelde Müslüman ülkelerinde iddia edilir ki, İznik Konseyi'nde (İ.S. 325) yüzlercesinin arasında 4 İncil'i seçildi ve reddedilip yakılanlar arasında da asıl İncil kaybolup yok oldu. Bunun hiçbir tarihi dayanağı ve geçerliliği yoktur. Kanıtlar ve tarihi belgeler bunu net olarak ortaya koyarlar. İ.S. 50 ile 200 yıllarına ait dönemde tüm Hıristiyan eserlerinde bildiğimiz İncil'in 4 Müjdesi'nden başka hiçbir Müjde veya İncil alıntılanmamaktadır. Neden bu eserlerde başka sözüm ona “İnciller”den iz yoktur? Çünkü o zaman bildiğimiz İncil'den ve bildiğimiz 4 Müjde'den başkası yoktu!

İlk Hıristiyan eserlerinde İncil'den bol bol alıntılar yapılmaktadır. Söz konusu eserler ve tarihleri şöyledir:

       
  • Didake (İ.S. 50-90),    
  • Klement'in Romalılara mektubu (İ.S. 95),    
  • Şehit İgnatius'un yazıları (İ.S. 111-117),    
  • Barnaba Mektubu (İ.S. 117),    
  • Polikarp'ın yazıları (İ.S. 107-108)    
  • Papias'ın yazıları (İ.S. ~130)

Bu eserlerde bildiğimiz İncil'in 4 Müjdesi'nden başka hiç bir İncil'den alıntı yapılmamaktadır! İ.S. 144 Markion 4 Müjde'den yalnız Luka'ya göre Müjde'yi kabul ettiğini ilan eder. Ama o da bilinen İncil'den başka hiçbir İncil'den söz etmez. Markion'dan sonra Valentinus ve Basilides kendi İncili'ni yazmaya kalkışırlar. Bunlar apokrif İncillerdir. Bu yanlışlara tepki veren Kilise Babaları, yine İznik Konseyi'nden 100 yılı aşkın bir süre önce İncil'in 4 Müjdesi'nden başka hiçbir İncil'in kabul edilemeyeceğini net olarak ortaya koyarlar.
       
  • İreneus (İ.S. ~120-202),    
  • İskenderiyeli Klement (İ.S. ~150-215),    
  • Tertullian (İ.S. ~155~220)    
  • Origen (İ.S. ~185-254)

İşte onların net açıklaması:

«Kilisenin elinde 4 Müjde (İncil) vardır, sapkınların elinde ise birçok [apokrif] vardır.» (Origen, “Luka üzerine Vaaz”, Luka 1:1)
İncil'in 4 Müjdesi birçok İncil arasında seçilmedi. Matta, Markos, Luka ve Yuhanna Kilise'nin baştan beri sahip olduğu tek ve geçerli İncil'in en önemli 4 bölümüdür! Kilise, öğretişlerini destekleyen Müjdeler de uydurmadı. Kilise inanç sistemini Tanrı'nın, Mesih aracılığıyla ve onun tayin ettiği Havariler aracılığıyla tüm insanlığa teslim ettiği tek İncil'e dayandırdı ve dayandırıyor!

2.Hz. İsa'nın tanrısallığı Pavlus'un icadı mıdır?

Pavlus, İsa'yı Mesih olarak benimseyen kimi Yahudi tarikatlardan çok eleştiri aldığı doğrudur. Ve bu eleştirilerin, Pavlus'un İsa'yı tanrılaştırmasına karşı oldukları iddia ediliyor. Ne var ki, bununla gerçekler örtbas ediliyor, çünkü Yahudici denilen bu tarikatların karşı çıktıkları konu, sünnet hakkındaydı ve İsa'nın ilahi kimliğiyle hiçbir ilgisi yoktu. Pavlus'a göre diğer uluslardan imana gelenlerin sünnet olmaları gerekmez, Yahudiciler ise sünneti şart koşarlardı. Bütün mesele bundan ibaretti.

Örtbas edilen diğer konu şudur ki, Nasraniler olarak bilinen Kudüs Kilisesi'nin Yahudi Hıristiyanlarının, İsa'nın tanrısal kimliğini kabul ederlerdi. Ama 2.yy.dan sonra Ebionitler olarak bilinen Yahidi-Mesihçi tarikatın İsa'nın Tanrısallığını reddettiği doğrudur. Ne var ki, bunlar İsa'nın Meryem Ana'dan babasız doğumunu da reddederlerdi. Dolayısıyla Ebionitler tarikatı dışında Nasrani olarak bilinen ve Kudüs Kilisesi'nin üyelerinden oluşan asıl Yahudi-Hıristiyanlar, Mesih İsa'nın hem Bakire'den doğumunu hem de tanrısal kimliğini kabul ederlerdi:

«Nasıralılar; Bakire Meryem'den doğan Tanrı Oğlu İsa'ya iman ederler ve derler ki, Pilatus yönetiminde elem çekip ölümden dirilen O, bizim inandığımız [Mesih] ile aynıdır» (Jerome, Epi.Aug. CXII, 13).

«…Kutsal Yasa'nın gereklerine uymak için [Yahudiler] tarafından ikna edilenler bile, aynı zamanda Tanrı'nın Mesih'te [göründüğünü] ikrar ettikleri için herhalde kurtulacaklar diye düşünüyorum» (Justin Martyr, Dia.Try. XLVII, iv, 48).

Kuran'da Hıristiyanlardan “nasrânîler” (äóÕúÑóÇäöíø?Ç) olarak söz edilir. Kuran'da geçen Nasraniler Hz. İsa'nın Bakire Meryem'den doğduğunu kabul edenlerdir. Buna göre, yukarıdaki tarihi kayıtlarda adı geçen ve Kilise'nin ana gövdesinde kalarak İsa'nın Tanrılığını kabul eden Nasraniler, asıl Yahudi-Hıristiyanlardı ve Pavlus ile aynı görüşteydiler!

Pavlus Mesih İsa'nın ilahi kimliğini uydurmadı. Nitekim bu kimlik ve ilahi nitelik hem İsa'nın kendisi tarafından, hem 12 Havari tarafından, hem de Kudüs Kilisesi'nin önderi ve İsa'nın kardeşi Yakup tarafından net olarak ilan edilmektedir. Pavlus'un yaptığı tek şey İsa'nın İncili'ne inanmak ve onu ilan etmektir.

3. Yakup Mesih'in ilahi kimliğinden habersiz miydi?

İsa'nın kardeşi Yakup yaklaşık 30 yıl boyunca Küdüs'teki ana kiliseye önderlik yaptı. O'nun 'diaspora'da (yani diğer uluslarda) bulunan Yahudi-Hıristiyanlar'a yazdığı bir mektubu var. Birçok septik eleştirmene göre bu mektup, “İncil'in en otantik bölümüdür.” Neden? Çünkü bu mektup İsa'nın “Dağdaki Vaazı” ile (Mat.5-7) çok paralellikler gösterir ve onlara göre bu mektupta İsa'nın “Tanrılığı”ndan söz edilmezmiş.

Ne var ki, bu mektupta İsa'dan açıkça Rab (Kurios) olarak söz edilir. Kullanımına göre bu mektuptaki kurios ne anlama gelir? Yakup Mektubu'na göre Kurios:

  • Duaya cevap veren (Yak.1:5 ve 7; 5:14-15),
  • iman edilmesi gereken ve ilahi yüceliğin sahibi olan (2:1 ile Mez.24:7-10),
  • önünde kendimizi alçaltmamız gereken (4:10 ile 4:6; Özd.3.34; 1Pe.5:5),
  • takdiriyle insan yaşamına yön veren (4:15; 5:11),
  • dünyaya tekrar gelmesi beklenen (5:7-8),
  • Peygamberlere vahiy vererek onlarda etkin olan (5:10),
  • Hastaları iyileştirip günahları bağışlayan (5:14-15 ile Mat.9:6 vd.)
  • hatta melek ordularının Efendisi olarak ilan edilen… (5:4 ile 2:1 y 6)
    Âlemlerin Rab'dir!

Kendi ifadelerinin ışığında İsa'nın kardeşi Yakup'un, Mesih'in ilahi kimliğine ilişkin düşündüğü ve inandıkları konusunda şüphe olabilir mi?

4. Matta 28:19-20'de yer alan sözler 1.yy.ın sonrasına mı ait?

Matta 28:19'da İsa, “bütün ulusları… Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla vaftiz edin” diyerek Üçlübirlik'in formülünü açıkça ikrar eder! Ama doğal olarak septik eleştirmenler bu ayetlerin 2. yy.dan sonra Matta'ya eklendiğini ileri sürerler. Bu savın, hiçbir tarihi belgeye dayanmamaktadır; aksine en eski Hıristiyan dokümanlar tarafından çürütülmektedir:

Uzmanlara göre İ.S. 50 ile 90 yılları gibi erken bir tarihte yazıldığı genel kabul gören “Didake” isimli belgede Matta 28:19 ayeti zikredilmektedir (Didake VII). Bununla Hıristiyanlar'ın, 1. yy.da bile Matta'daki İsa'nın sözlerine dayanarak vaftiz törenlerinde “Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un adıyla” formülünü kullandıkları net anlaşılmaktadır!

Bu yüzden Matta 28:19'da geçen İsa'nın “Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'un ismiyle” şeklindeki 'üçlübirlikli' veya 'teslisli' diye isimlendirebileceğimiz beyan geçerli ve hakikidir.

5. Hz. İsa'yı tanrılaştıran Yuhanna İncili midir?

Bir kere Yuhanna Müjdesi Havari Yuhanna tarafından kaleme alındığını ilk elden bir tanık olan, kendi öğrencileri Papias ve Polikarp'tan öğreniyoruz! «Yuhanna Müjdesi, o henüz yaşarken yayınlandı ve onun tarafından kiliseye teslim edildi. Tıpkı Yuhanna'nın sevgili öğrencisi Hierapolisli Papias'ın beş yorum kitabında anlattığı gibi…»

Bir zamanlar kuşkucu eleştirmenler arasında en popüler iddia şuydu: 'Yuhanna' adını taşıyan İncil helenist filozofların kategorileriyle yazılmıştır, İsa nebinin semitik öğrencisiyle yakından uzaktan ilişkisi yoktur. Bir zamanlar dedik, çünkü “Ölü Deniz Tomarları” - “Kumran Yazıtları” keşfedildikten sonra, aslında Yuhanna Müjdesi'ndeki sözüm ona he­le­nist terimlerin tamamen semitik kültürün içinden çıktıkları anlaşılmaktadır! Böylece Yuhanna, Müjdeler arasındaki en 'ilkel' olandır. Üstelik Yahudi düşünür Philo, “Logos” kavramını kullanan bir başka semitik yazardır.

Ölü Deniz Tomarları'nda ve İsa'dan önceki döneme ait bazı Yahudi kaynaklarda, Yuhanna'da kullanılan “Logos”, “göksel Mesih”, “ışık oğulları” veya “karanlığın çocukları” ifadelerine sıkça rastlanmaktadır. Yani bu ifadeler sonradan iddia edildiği gibi 'helenist' değil, tam olarak İ.Ö. 2. yy.a ait 'semitik' kültüre ait ifadelerdir! Yuhanna Müjdesi İsa'nın 7 önemli mucizesi (onun deyimiyle 'belirtiler') ve Yahudi din adamlarıyla Kudüs'teki tartışmaları etrafında öğrettiklerine odaklandığı ve bu öğretiler özellikle İsa'nın öğrencilerine yönelik daha derin bir teoloji içerdiği için, İsa'nın bu tarz ifadeler kullanması hem mantıklı hem de tarihi-kültürel koşullar ışığında gayet doğaldır.

Genel ismiyle Sinoptikler olarak bilinen Matta, Luka veya Markos Müjdesi'nde İsa'nın kimliğine ilişkin kendi sözlerine yer verildiğinde Yuhanna Müjdesi'nde geçen ifadelerle aynıdır. Böylece dördünün aynı mesaj ilettikleri ve İsa'nın aynı ilahi kimliğini ilan ettikleri net olarak anlaşılmaktadır:

Sinoptikler: "Baba, yerin ve göğün Rabbi! Bu gerçekleri bilge ve akıllı kişilerden gizleyip küçük çocuklara açtığın için sana şükrederim. Evet Baba, senin isteğin buydu."
"Babam her şeyi bana teslim etti. Oğul'u, Baba'dan başka kimse tanımaz. Baba'yı da Oğul'dan ve Oğul'un O'nu tanıtmak istediği kişilerden başkası tanımaz" (Mat.11:25-27; Luk.10:21-22).
Yuhanna: "İsa, "Yol, gerçek ve yaşam Ben'im" dedi. "Benim aracılığım olmadan Baba'ya kimse gelemez" (Yu.14:6).
"Beni görmüş olan, Baba'yı görmüştür. Sen nasıl, 'Bize Baba'yı göster' diyorsun? Benim Baba'da, Baba'nın da bende olduğuna inanmıyor musun?" (Yu.14:9-10).

6. 'Q' adını alan dokümana göre Hz. İsa Tanrı mıdır?

1838'de Ch. H. Weisse, Müjdeler'in (Sinoptikler), özellikle de Matta ve Luka'nın iki farklı kaynaktan derlendiğini söyledi: (a) Markos ve (b) İsa'nın sözlerini derleyen başka bir belge. 1890'da J. Weiss, İsa'nın sözlerini (logia) derleyen bu kaynağa 'Q' ismini verdi ('Q'; Almanca'da kaynak anlamına gelen Quelle kelimesinden kaynaklanmaktadır).

Yalnız Matta ve Luka'yla ortak/paralel ('Q') bölümlerin dizilişi şöyledir: 1>2; 5, 7>6; 8, 11>7; 8>9; 11>10; 6, 7, 12>11; 5, 6, 10>12; 7, 13, 23>13; 10>14; 18>15; 6>16 (Matta'daki bölüm>Luka'daki bölüm).

Peki, yine iddiaya göre Hz. İsa'nın ilahi kimliği, İncil'in 'asıl' kaynağı olarak lanse edilen 'Q' belgesine ait ayetlerde yok mu? İki üç örnekle yetinelim:

'Q' 7:24-28'e göre7“…İşte, habercimi senin önünden gönderiyorum; O önden gidip senin yolunu hazırlayacak' diye yazılmış olan sözler onunla {İsa ile} ilgilidir” (Mat.11:10; Luk.7:27).

Burada zikredilen Malaki peygamberin kitabına ait 3:1 ayetine göre, Vaftizci Yahya 'önden gönderilen bir habercidir. Peki bu peygamberlik sözüne göre, Vaftizci Yahya'nın önden gönderileceği bu şahsiyet kimdir? Kendi tapınağına gelen Rab'dir! “Aradığınız Rab ansızın tapınağına gelecek” (Malaki 3:1).

'Q' 10:21-22'ye göre8 “…Oğul'u, Baba'dan başka kimse tanımaz. Baba'yı da Oğul'dan ve Oğul'un O'nu tanıtmak istediği kişilerden başkası tanımaz” (Mat.11:27; Luk.10:22).

Bu sözlere göre İsa'nın aracılığı olmadan kimse Baba'ya gelemez; tıpkı Yuhanna 14:6'da ilan edildiği gibi... Ayrıca Buna göre Oğul ile Baba arasında, başka hiçbir kimsenin sahip olmadığı bir yakınlık ve bağ söz konusudur. Ve bu bağ Tanrı'yı 'içinden', yani özüyle tanımak anlamındadır. Bu ilişki, “Ruhu.llah” ve “Kellamu.llah”ın Tanrı'yla sahip oldukları bağdan başkası değildir:

“RAB'bin ruhuna kim akıl erdirebildi?” (Yşa.40:13);

“RAB'bin sözünü duyup anlamak için RAB'bin meclisinde kim bulundu ki?” (Yer.23:18);

“Tanrı'nın düşüncelerini de Tanrı'nın Ruhu'ndan başkası bilemez” (1Ko.2:11).

'Q' 13:34-35'ye göre9 “Ey Yeruşalim {yani Kudüs}! Peygamberleri öldüren, kendisine gönderilenleri taşlayan Yeruşalim! Tavuğun civcivlerini kanatları altına topladığı gibi ben de kaç kez senin çocuklarını toplamak istedim, ama siz istemediniz” (Mat.23:37; Luk.13:34).

Kimdir Kudüs'ün evlatlarını kerelerce toplamak isteyen şahsiyet? Bu ayette Hz. İsa'dır, ama Eski Antlaşma'da (Tevrat, Zebur ve Nebiler) İsrail'in Tanrısı RAB'dır! “RAB yaptıklarının karşılığını versin. Kanatları altına sığınmak için kendisine geldiğin İsrail'in Tanrısı RAB seni cömertçe ödüllendirsin.” (Rut 2:12; ayrıca bkz. Çık.19:4; Yas.32:11; Mez.17:8, vb.)

7. Markos Müjdesi'ne göre Mesih İsa Tanrı mıdır?

Batı'da Aydınlanma döneminden beri her türlü dini inanca karşı gitgide büyüyen bir kuşkuculuk söz konusudur (ne var ki, 1980'li yıllardan bu yana çoğalan kanıtlar karşısında İncil'e karşı duyulan kuşkuculuk yerini güvene bırakmakta...). Bununla beraber en septik eleştirmenler dâhil herkes Markos'un, Mesih İsa'yı ve öğrettiklerini anlatan İncil'in en eski bölümü olduğunu ve en özgün mesajı kaydettiğini kabul ederler.

Bir an için, Pavlus'un mektuplarında veya Yuhanna Müjdesi'ndeki İsa'nın ilahi kimliğine ilişkin bütün ayetleri yok sayalım. O halde, İncil'in en eski kaydı sayılan Markos Müjdesi'ne göre 'İncil'in bu konudaki aslı mesajı nasıldır?

1) İncil'in ana mesajı İsa'nın kendisidir, yani İncil'in İyi Haberi, İsa'dır (Mar.1:1),
2) O, Tanrı'nın Oğlu'dur (Mar.1:1,11; 9:7; 12:6; 14:61); gelmesi beklenen Rab'dir (Mar.1:3);
3) Yahudi din adamları “Tanrı'nın Oğlu” sözünü, kendini Tanrı'ya eşit görmek olarak algıladılar (Mar.14:63-64);
4) Aynı zamanda İsa gelmesi beklenen Mesih'tir (Mar.1:1; 8:29; 9:41; 14:61);
5) Kehanetler (eski peygamberlik sözleri) O'nda gerçekleşiyor (Mar.1:2; 9:12; 14:21,27,49);
6) O'na inanmak; kendisine, bir Efendi olarak teslim olmaya eşittir (Mar. 8:34; 2:14; 10:21);
7) İsa, Tanrı gibi, günahları bağışlama yetkisine sahiptir (Mar.2:5-10);
8) O, insan aklından geçenleri okuyabiliyor (Mar.2:8; 9:33-35);
9) İsa doğa yasalarını ve güçlerini denetler (Mar.4:41; 6:45);
10) Kendisine tapınılmasına karşı çıkmaz (Mar.5:6; yani Tanrı olarak kendisini tapınılmaya layık görür);
11) Kendisine inananlara da kötü ruhlar üzerinde yetki verebilir (Mar. 6:7);
12) Yoktan var eder (Mar.6:41-44; 8:7-9);
13) İsa, ibadet Günü'nün Rabbi'dir! (Mar.2:28); Tapınak da O'nun evidir (Mar.11:17);
14) Aynı zamanda Davut'un da Rabbi'dir! (Mar.12:37);
15) Öldürülüp 3. gün dirileceği haberini ısrarla verdi (Mar.8:31; 9:9-10, 12, 31; 10:33-34; 14:28);
16) İsa'nın ana çağrısı, çarmıhı yüklenme -O'na itaat ve O'nu izleme- çağrısıdır (Mar.8:34);
17) İsa uğruna canını yitirmek (yani, bencillikten vazgeçmek), yaşamı kazanmak demektir (Mar.8:35);
18) O'nun sözünden utanmak yargıya uğrama sebebidir (Mar.8:38);
19) Dünyaya tekrar gelecek olan O'dur (Mar.8:38; 14:62);
20) İsa aynı zamanda bütün insanları temsil eden İnsan-Oğlu'dur (Mar. 9:12, 31; 14:21);
21) İsa'nın adıyla dua edildiğinde mucizeler, şifalar vb. gibi doğaüstü olaylar gerçekleşir (Mar.9:38-39; 16:17);
22) Sadece tebliğine değil, İsa'nın kendisine imanla bağlanmak söz konusudur (Mar.9:42);
23) İsa, canını ve kanını birçokları için fidye olarak vermeye geldi (Mar. 10:45; 14:24).
24) O, dünyaya geldiğinde “Hozana” (“bizi kurtar”) övgüleriyle karşılanan Rab'dir! (Mar.11:9 ile Mez.118:25-26).